sohbet odaları

Tüm dünyada hava kirliliğine ‘salgın’ molası verildi: Nefes aldık

Sanem

Yönetici
Üst Yönetici Yardımcısı
Katılım
7 Nisan 2019
Mesajlar
2,790
Puanları
93
Konum
Cehennemin Dibinden
Tepkime puanı
1,087
OKSİJENİN YÜKSELMESİ BAZI BALIK TÜRLERİNİN GERİ DÖNMESİNİ SAĞLAYABİLİR"

Salgın sonrası deniz kirliliğinin tam olarak ortadan kalktığının söylenemeyeceğini ifade eden Karakulak, "Sanayi ve insan baskısı hala devam etmektedir. Arıtma sistemlerinin yetersiz olması veya maliyetten dolayı tam olarak çalışmaması büyük bir problemdir. Koronavirüs sonrası denizlerde insan faaliyetlerinin azalması, deniz kirliliğini kısmen azaltmıştır fakat diğer faktörler hala devam etmektedir." dedi.

Prof. Dr. Karakulak, "Denizlerin temizlenmesi mutlaka balık sayılarının artmasına yol açacaktır. Bazı balık türlerinin oksijen toleransları yüksektir. Denizlerdeki oksijen seviyelerinin azalması, oksijen ihtiyacı yüksek balıkların bölgeyi terk etmesine yol açar. Karadeniz ve Marmara Denizi'ndeki kirlilikten dolayı orkinos, kılıç ve uskumru gibi türler bu denizlerimizi terk etmişlerdir. Denizlerin temizlenmesi, oksijen seviyelerinin yükselmesi, bu balık türlerinin tekrar geri dönmesini sağlayabilir." değerlendirmesini yaptı.

Balık stoklarının azalmasına yol açan diğer önemli bir faktörün balıkçılık baskısı olduğuna dikkati çeken Karakulak, balıkçılık yönetiminde sürdürülebilirliğin sağlanmasına yönelik önemli kararların alınması gerektiğini, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu'nun 48 yıldan sonra Kasım 2019'da revize edildiğini, ilgili tebliğ ve yönetmeliklerin de acilen çıkarılmasına ihtiyaç olduğunu vurguladı.

"SU KALİTESİNİN BOZULMASINDAN BAZI TÜRLER OLUMSUZ ETKİLENİR"

Deniz canlılarının biyotik ve abiyotik faktörlerin etkisinde olduğunu dile getiren Karakulak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yani su kalitesine etki eden faktörler ve diğer canlılarla etkileşim halindedir. Her bir canlının da toleransı farklıdır. Su kalitesinin bozulmasından bazı türler olumsuz etkilenirken, bazı türlerin daha dayanıklı olduğu görülmektedir. Av-avcı ilişkisi bakımında da bir türün azalması, diğer türleri olumsuz etkiler. Bu karmaşık sistemde ekosistemin bozulmaması oldukça önemlidir. Örneğin, balıkçılar bir türü (orkinos, kılıç, uskumru vb.) denizde çok avladıkları zaman, bu balıkların beslendikleri denizanalarının aşırı çoğaldıkları görülmektedir."

Küresel ısınmanın balıkların göçleri ve üremesi üzerinde etkilerinin bulunduğunu, bu etkinin azalmasının Türkiye'nin etrafını çevreleyen denizlerdeki balıkların başka bir bölgeye göç etmemesini sağladığını belirten Karakulak, bu durumun Kızıldeniz'den Türk sularına gelen birçok türün de azalmasını sağlayabildiğini ve oradan gelen lesepsiyen birçok türün, yerli türlerle rekabet ettiğini ve azalmasına yol açtığını aktardı.

Prof. Dr. Karakulak, İstanbul Boğazı ve sahillerinde yunusların görülmesine değinerek, "İstanbul Boğazı’nda sürekli dolaşan yunus popülasyonu mevcuttur. Deniz memelileri deniz gürültüsünden en çok etkilenen türlerdir. Deniz trafiğinin azalması bu canlıların daha rahat dolaşmasını ve birbiriyle iletişimlerini kolaylaştırmıştır." ifadelerini kullandı.

"BİYOÇEŞİTLİLİKTE VE MİKTARLARDA BİR ARTIŞ OLACAKTIR"

Koronavirüs tedbirleri nedeniyle şu an denizdeki balıkçılık faaliyetlerinin durma noktasına geldiğini ifade eden Karakulak, şöyle devam etti:

"Endüstriyel balıkçılar, 15 Nisan itibarıyla yasak dönemine girmiştir. Oysa küçük ölçekli balıkçılar için balıkçılık faaliyetinin devam etmesi gerekir. Bu balıkçılık grubu, dünyada da desteklenen ve önemsenen balıkçılık grubudur. İşsizliğin azaltılması ve insanın protein ihtiyacının karşılanması bakımında oldukça önemlidir. Yaklaşık 13 bin küçük ölçekli balıkçı teknesi, sokağa çıkma yasağından dolayı denize çıkamamaktadır. Restoranların kapalı olmasından dolayı hafta içi avladıkları balıkları da satamamaktadırlar. Avcılık faaliyetinin yapılmaması, balık stoklarını pozitif etkileyecektir. Biyoçeşitlilikte ve miktarlarda bir artış olacaktır. Esas etki hemen değil birkaç yıl sonra anlaşılacaktır."

Denizlerden yararlanmanın ve balıkçılık mesleğinin sürdürülebilirliğini sağlamanın önemini vurgulayan Karakulak, balığın besin değeri yüksek protein kaynağı olduğunu ve bağışıklık sisteminin korunması için mutlaka tüketilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

(AA)
 

Karma

Platin Üye
Katılım
7 Eylül 2015
Mesajlar
17,827
Puanları
93
Tepkime puanı
661
10 ay çalış
bir ay kapan
bir ay tatil yap
 

Abaris

Yönetici
Yönetici
Katılım
24 Mayıs 2016
Mesajlar
34,756
Puanları
93
Tepkime puanı
1,825
Dünya kendine geldi.
 

climax

Yazar
Katılım
2 Mart 2014
Mesajlar
9,187
Puanları
93
Yaş
44
Tepkime puanı
1,243
He. İki haftasonu sokağa çıkmadın diye balık çeşitliliği artacak tabi. Belli mi olur oksijen fazlalığından akciğer solunumuna geçip karaya bile çıkarlar yakında.

Gerizekalı bunlar. Bilimadamlığı böyle bişey değil kızlar.
 

Sanem

Yönetici
Üst Yönetici Yardımcısı
Katılım
7 Nisan 2019
Mesajlar
2,790
Puanları
93
Konum
Cehennemin Dibinden
Tepkime puanı
1,087
He. İki haftasonu sokağa çıkmadın diye balık çeşitliliği artacak tabi. Belli mi olur oksijen fazlalığından akciğer solunumuna geçip karaya bile çıkarlar yakında.

Gerizekalı bunlar. Bilimadamlığı böyle bişey değil kızlar.

Hocam bu haber yaklasik iki ay oncesine ait o donemler sokaga cikma yasagi vardi ve gercektende temizlenmisti heryer hatta bir haberde de okumustum istanbul avcilardan uludagi gormek mumkundu
 

climax

Yazar
Katılım
2 Mart 2014
Mesajlar
9,187
Puanları
93
Yaş
44
Tepkime puanı
1,243
@Sanem biliyorum kuzum anladım zaten ama onlar da hikaye. Yok Uludağ görülmüş yok yunuslar moda sahile gelmiş... Sanki hiç yunus yoktu Marmara'da
 

Lefty

Yazar
Katılım
16 Nisan 2019
Mesajlar
4,364
Puanları
93
Tepkime puanı
5,113
Dünya'daki kontrolsüz nüfus artışı ile beraber her geçen gün kaynaklarımız tükeniyor ve doğanın dengesini bozuyoruz. Hayvanların doğal yaşam alanlarının hepsini insanlar işgal etmiş durumdalar ve devamı da geliyor. Denizlere atılan çöp miktarının yaklaşık olarak 200 milyon ton civarı olduğu tahmin ediliyor. İnsanın doğal yaşama-doğaya verdiği zararın geri dönüşü maalesef felaketlerle sonuçlanacaktır. Bugün yaşanan sel baskınlarının temelinde bile insanların çarpık yapılaşması yer alıyor.

Kısacası bu salgın insanların yüzüne bazı gerçekleri tokat gibi vurdu fakat çoğu insanın yine de bazı şeylerin bilincinde olabileceğini sanmıyorum.
 

Arkhe

Bronz Üye
Katılım
24 Mart 2014
Mesajlar
3,799
Puanları
93
Tepkime puanı
619
Birkaç haftada açığı kapattık, sıkıntı yok.
 

kLara

Gümüş Üye
Katılım
11 Mayıs 2019
Mesajlar
5,592
Puanları
93
Konum
Ankara
Tepkime puanı
3,640
Bu konuya yorum yazıcam şu şurda kalsın.
 

kLara

Gümüş Üye
Katılım
11 Mayıs 2019
Mesajlar
5,592
Puanları
93
Konum
Ankara
Tepkime puanı
3,640
Ekolojik denge dediğimiz bir düzen var ve doğayı katleden bizleriz ve sizin için esprisi konusu olsa da 3 aylık bir süreçte bile canlıları kendi doğasında rahat bıraktığınız zaman popülasyonlarının artması, belli değişimlere uğraması size çok ilginç gelmemeli. Çevre ve doğa katliamlarının en büyük canavarı maalesef ki biz insanlarız ve insanların evlerine kapandığı tahribata ve katliama sebep olamadığı bir doğa kendi kendini yeniler. Bununla ilgili birçok örnekler ve paylaşımlar var detaylı incelemenizi tavsiye ederim.
 

Şuanda Bu Konuyu Görüntüleyenler (Kayıtlı: 0, Misafir: 10)

Üst